Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)
info |

Kars / Arpaçay / Akmazdam Köyü

Yazılar

Arpaçayın Coğrafi Yapısı

Coğrafi Yapısı

İlçemiz 1927 yılında birleştirilen Şöregel (Kızılçakçak) ile Zerşat kazalarına,doğusundan geçen (Arpaçayı) na göre verilen resmi adıdır. Tanrı dağları batısında Isığ Gölü çevresinde (Arpasuyu) bölgesinden gelme (Arpalı) adı Türk Boylarından kalmadır. 16.yy. Osmanlı Sayım Defterinde Arpaçay Suyu ile bunun kaynağı olan Arpalı Gölü çevresine (Arpalı) denmesi de bu yüzdendir .Arpalı diye anılan Türk Boyu’ndan hatıra kalan Arpaçayı adı 1927 de Devletçe Arpaçay’a çevrilmiştir.

İlçemiz Osmanlı İmparatorluğu zamanında Zarşat Sancağı ile Kars İli’ne bağlı iken 1877-1918 yılları arasında Rus İşgali altında kalmıştır. 1927 yılında yeniden düzenlenen teşkilata göre Zarşat sınırından geçen Arpaçayı nehrine izafeten Arpaçay adını almıştır.

30 Ekim 1920’de Kars ve İlçeleri Türkiye’ye kazandırıldı.3 Kasım 1920’de de Arpaçay’da Rus askerleri sınır dışı edilerek eski Zaruşat olan Arpaçay’da üç gün sonra hürriyetine kavuştu. Hürriyetinin ardından sıra yerleşmeye gelmiştir. Azerbaycan ve Kafkas ellerinden Azeriler ve Karakalpaklar (Terekemeler), Erivan’dan Kürtler, Kars ve yöresinden Yerliler yerleşmiş olup kendi örf ve adetlerine bağlı kalmakla birlikte aralarında uyum sağlamışlardır.

Arpaçay İlçesi, Doğusunda Ermenistan toprakları ve Akyaka İlçesi,Güneyinde Kars İli bulunmakta olup, Kuzeyinde Çıldır İlçesi ve Batısında da Susuz İlçesi toprakları ile çevrilidir.Ermenistan ile sınır hattımız 10 Km’ dir.

İlçenin alanı 605 m2 olup,yüksekliği 1675 metredir.

İklimi Karasal karakter gösterir. Yazın ortalama sıcaklık 19.7 C ,kışın ortalama -4.3 C’dır.

Kar yağışında ortalama kar kalınlığı ilçe merkezinde 42 cm olmakta,yağmur ise m2’ye 30-40 kg arası düşmektedir.

Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır. İlçe hudutlarından geçen Kars Çayı’ndan başka bir kısmı İlçe sınırlarımızda kalan Çıldır Gölü’nden akan Telek Suyu bulunur.

Arpaçay Merkezi, Koçköy Beldesine ait yayla olup ve 7 Köy hariç bütün köylerimizin yaylası vardır. yaylalar, Kısır Dağı, Gökdağ eteklerinde ve Mişko adı verilen yerdedir. 3 köyümüzün yaylası ilçemiz hudutları dahilinde olmayıp,birisi Susuz İlçesi ikisi de Kars Merkez İlçe hudutları dahilindedir

Arpaçayın Tarihi

İlçe Tarihi

Arpaçay ile Kars’ın müşterek bir tarihi vardır. Kars İli’nin M.Ö’ye varan bir tarihi vardır. Kars’ın bilinen en eski sakinleri Orta Asya’dan gelme Hurrilerdir. Hurriler M.Ö 2000 yıllarında Kars Bölgesine yerleşmişlerdir. Van Bölgesinde bulunan Urartu Krallığı Hurrilerin hakimiyetine son vererek Kars’ı kendi hakimiyeti altına alarak 250 yıl ellerinde bulundurduktan sonra kur- aras boylarına yerleşmiş bulunan İskitlerin eline M.Ö 668 yılı…klerden kaldığı sanılmaktadır.

Kars M.S V.yy’da Arsaklılar’ın elinde kaldıktan sonra uzun bir süre Sasani Bizans ve İslamlar arasında el değiştirmiştir. Bu durum VL yy. başlarına değin devam eder. 1064 yılında Alpaslan’ın Anı ve Kars’ı zaptetmesi ile bu bölgenin çehresi birden değişmiştir.

Kars’daki ilk Türk Sanat eserleri bu zamanda yapılmaya başlamıştır. Gerçekten Kars Türk Beyliklerinin elinde çok değişti. Ne var ki, bu değişme aynı hızla devam etmeyerek 1153 yılında Kıpçak-Gürcü akıncıları tarafından işgal edilerek yapılan eserler tahrip edildi. Batı Anadolu Osmanlı Devleti güç kazanırken Kars sırasıyla Celayir Oğulları,Timur Oğulları,Karakoyunlular ve Akkoyunlular gibi Türk ve Türkmen Beylerinin eline geçti.

Her ne kadar Yavuz Sultan Selim Tebriz dönüşünde Kars’ı ve Arpaçay’ı ülkesine katmışsa da kesin olarak 1534 yılında Kanuni Sultan Süleyman zamanında Osmanlı İmparatorluğu’na katılabildi.1534’den 1877 yılına dek Kars ve kazaları Osmanlılar’ın elinde kaldı.Bundan sonra 17.-18. yy. da İranlılar tarafından işgal edilmişse de varılan anlaşma ile İranlılar bölgeden çekilmişlerdir. İran saldırılarından kısa bir müddet sonra Rus saldırıları baş gösterdi. .Ruslar ilk denemeyi 1807 yılında Tiflis üzerinden yaptılar. Fakat bu saldırı Türkler tarafından başarısızlığa uğratıldı. Ruslar bu yenilginin acısını 1828 yılında Kars’ı almakla çıkardı. Fakat Ruslar 1 yıl kalabildiler,1855 yılında yeniden Kars ve İlçelerine hücum eden Rus orduları bozguna uğratılırken şehire başarısından dolayı Gazi unvanı verilmiştir. Bu zaferden kısa bir süre sonra şehirde beliren açlık,hastalık ve soğuk yüzünden Kars ve İlçelerini halk Ruslara bırakmak zorunda kalmış ise de 1856 yılında Paris Anlaşması ile alınmıştır. 1877 yılında Ruslar yeniden hücum ettiler. Bu hücumları Gazi Ahmet Muhtar Paşa kısa bir süre durdurduysa da cephane ve asker yardımı gelmeyince Ruslar şehire girdiler.Kars ve İlçeleri 1878 den 1918’e kadar Rusların elinde kaldı.Bu kırk yıl içinde halkı göç etmeye ve Türkleri şehirden göç ettirmeye çalışan Ruslar gidenlerin yerine Rus,Ermeni ve Yahudileri getirerek yerleştiriyorlardı. Bu kırk yıllık esaret devresi bitince kısa bir süre şehir elimize geçtiyse de 1.Dünya Harbi’nin sonunda imzalanan Mondoros Mütarekesi ile Kars kendi kaderi ile baş başa bırakıldı. Bu durum İstiklal Savaşı’nın başlamasına dek sürdü. Kazım Karabekir Paşa kumandasındaki ordu 30 Ekim 1920’de bir daha ayrılmamak üzere Kars’ı ve İlçelerini Türkiye’ye kazandırdı.